Kenarları negatif ve pozitif değerlerde oyulmuş, çokgen ve yıldız biçiminde ayrı ayrı kesilmiş, rumî ve palmet kabartmalarıyla bezenmiş parçalar ile ahşap kirişlerin birbirine geçmesi biçiminde uygulanan ve büyük bir ustalık isteyen kündekârinin, bezeme kompozisyonu geometrik bir şemaya dayanır. Gökyüzündeki yıldızları ve sonsuzluğu ifade eden yıldız, sekizgen, ongen, baklava gibi birçok geometrik desenle birlikte uygulanır. Aralarına farklı tür ve renklerde küçük ahşap plakalar konarak bazı örneklerde oyma işçiliği, sedef, bağa, fildişi kakma işçiliği de kompozisyona dahil edilir. Hazırlanan parçalar birbirine ayrıca bağlayıcı bir malzemeyle tutturulmadığından, kündekârinin uygulandığı ahşap yüzeylerde zamanla ayrılmalar olmaz. Kündekâri tekniğiyle yapılmış bazı örneklerde dayanıklılığı artırmak için geçmelerin arkasında, yine ahşaptan yapılmış bir iskelet kullanılır. Değişen mevsim şartlarında ısıdan ve nemden etkilenmeyecek nitelikte bir ağaçla çalışılır ve birleşme yerlerindeki kanallarda bırakılan hava payları sayesinde, ahşap işçiliğinde zamanla ortaya çıkan çatlak ve şişmeler önlenir. Bu nokta göz önünde bulundurulduğ unda kullanılan malzemeler iç mekânlar için ceviz, şimşir, armut, kiraz, sapelli (maun); bezemelerde abanoz, tik, yılan ağacı, venge, peleseng, sapelli, altın varak, bağa (deniz kaplumbağası kabuğu), gümüş, fildişi, sedef, yakut ve zümrüt gibi değerli materyallerdir. Dış mekânlarda ise, meşe, sapelli, ireko, tik, dişbudak gibi sert hava şartlarına dayanıklı ağaçlar kullanılır.
Konya Alaaddin Camii'nin,
Beyşehir Eşrefoğlu Camii'nin, Niğde Sungurbey Camii'nin, Ürgüp'teki Taşkın Paşa
Camii'nin, Birgi Ulu Camii'nin, Manisa Ulu Camii'nin, Bursa Ulu Camii'nin, Balıkesir
Zağanos Paşa Camii'nin minberlerinde;
Bursa Yeşil Camii ve Türbesi'nin kapısında Anadolu'nun eşsiz kündekâri örnekleri
bulunur.
Zıvanalar deliklere ve tablalar kiriş sitemi ile birbirine oturur, binlerce parçayı sadece iki dış seren ayakta tutar, bu yetmezmiş gibi üzerine Ebced hesabıyla tarih ve isim bile düşürülür. İşte böyle derin manalar eşliğinde derin bir el maharetidir kündekâri, sabırla nakşedilir.
Kündekari sanatı nedir?
Kündekar: Kündekari sanatını yapan kişiye verilen addır.
Kündekari: Anadolu’da Selçuklu döneminde gelişmiş, kendine özgü bir şekil almıştır. Selçuklu, dönemi ağaç eserleri daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elamanlar olup gerçekten çok üstün işçilik göstermektedir.
Kündekarinin Hazırlanış Teknikleri
Yıldız (gökyüzü
yıldızları ve sonsuzluğu ifade eder), sekizgen, ongen, baklava, klasik parke ve
birçok geometri desenleriyle uygulanmıştır. Zıvanalar deliklere ve tablalar kiriş sitemi ile birbirine oturur, binlerce parçayı sadece iki dış seren ayakta tutar, bu yetmezmiş gibi üzerine Ebced hesabıyla tarih ve isim bile düşürülür. İşte böyle derin manalar eşliğinde derin bir el maharetidir kündekâri, sabırla nakşedilir.
Kündekari sanatı nedir?
Kündekari: Anadolu’da Selçuklu döneminde gelişmiş, kendine özgü bir şekil almıştır. Selçuklu, dönemi ağaç eserleri daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elamanlar olup gerçekten çok üstün işçilik göstermektedir.
Osmanlı dönemi ahşap işçiliğinde
sadelik hâkim olmuş, çeşitli teknikler daha çok cami kapısı, minber, vaaz
kürsüsü, dolap kapakları, pencere kapakları ve bunlara benzer birçok mimari
unsurlarda uygulanmıştır.
Kündekari; Osmanlıca
Lügati’nde, tutma, kavrama, yakalama anlamına gelir. Geometrik desenlerin delik
ve zıvana ile çatma sisteminde örülen iskelete tablalarının kiniş sistemi ile
geçirilmesi suretiyle tutkalsız çivisiz olarak yapılan ahşap
sanatıdır.Kündekarinin Hazırlanış Teknikleri
Kürsü ve minber tablaları yahut önemli kapı, pencere, dolap kapakları gibi elemanların yapımında kullanılan, küçük ahşap tablalar ve profilli çıtaların -geometrik bir bezeme oluşturacak şekilde- geçmeli olarak birbirine birleştirilmesi tekniği; bu teknikle üretilen yapı elemanı. Tablaların lifleri birbirine ters olarak yerleştirildiği ve biri ötekinin nem ve sıcaklıktan dolayı çalışmasına engel olduğu için, kündekâri tekniğindeki kanatlar düzlüklerini yüzyıllarca korur ve hiç çarpılmazlar.
Hazırlanan suyu düzgün küçük ağaç parçalarının, önceleri bu iş için ağızları kordon bıçağı şekli verilmiş rendelerle (el planyası) ile kordon profilleri çekilmiş ağaçların, ince ve hassas bir şekilde işlenerek geçme (zıvana) tekniği ile geometrik bir bezeme oluşturacak şekilde birçok parçanın ana kirişlere bağlanması sonucu bir araya getirilmektedir.
Aralarına farklı tür ve renklerde küçük ahşap tablalar konarak bazı örneklerde oyma işçiliği, sedef, bağa, fildişi kakma (gömme) işçiliği uygulanıp, çivi ve tutkal kullanılmadan seren ve kayıtların zıvanalara geçirilip sıkıştırılmasıyla toplanır.
Kundekarinin en önemli özelliği değişen mevsim şartlarında ısı ve nem oranının değişmesinden etkilenerek ağacın çalışmamasını sağlamak.
Kullanılan Malzemeler
İç mekân
Ceviz, şimşir, armut, kiraz, şapelli (maun) gibi ağaçlar kullanılıp, bezemelerde abanoz, tik, yılan ağacı, wenğe, peleseng, sapelli (maun), altın varak, bağa (kaplumbağa dış kabuğu, deniz kaplumbağası), gümüş, fildişi, sedef, yakut ve zümrüt gibi değerli malzemeler kullanılır.
Dış mekânMeşe, sapelli (maun), ireko, tik, dişbudak gibi sert hava şartlarına dayanıklı ağaçlar kullanılır.
Mimar Sinan çağında bunlara tekil olarak mukarnas, çoğul
olarak da mukarnesat denirdi. Mukarnasın çeşitli bölümlerine asaba, pah, badem,
peş, kanat, yırtmaç, diş, püskül gibi adlar verilmiştir.
Kündekari Örnekleri

Kürsü, Süleymaniye Camii, İstanbul

Birgi Ulu Camii, Ödemiş, İzmir

Birgi Ulu Camii, Ödemiş, İzmir

Birgi Ulu Camii, İzmir

Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, İstanbul

Kapı, Fatih Camii, İstanbul

Kapı, Konya

Kürsü, Fatih Camii, İstanbul

Kürsü, Fatih Camii, İstanbul

Panjur, Sultanahmet Camii, İstanbul

Kürsü, Süleymaniye Camii, İstanbul
Kündekari Örnekleri

Kürsü, Süleymaniye Camii, İstanbul

Birgi Ulu Camii, Ödemiş, İzmir

Birgi Ulu Camii, Ödemiş, İzmir

Birgi Ulu Camii, İzmir

Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, İstanbul

Kapı, Fatih Camii, İstanbul

Kapı, Konya

Kürsü, Fatih Camii, İstanbul

Kürsü, Fatih Camii, İstanbul

Panjur, Sultanahmet Camii, İstanbul

Kürsü, Süleymaniye Camii, İstanbul
MEB Megep
pdf dosyası
Not: Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen
modüller;
Talim
ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 02.06.2006 tarih ve 269 sayılı Kararı
ile
onaylanan,
Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumlarında kademeli olarak
yaygınlaştırılan 42 alan ve
192 dala ait çerçeve öğretim programlarında
amaçlanan mesleki yeterlikleri
kazandırmaya yönelik geliştirilmiş öğretim
materyalleridir (Ders
Notlarıdır).
Modüller, bireylere mesleki yeterlik kazandırmak ve
bireysel öğrenmeye
rehberlik etmek amacıyla öğrenme materyali olarak
hazırlanmış, denenmek ve
geliştirilmek üzere Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve
Kurumlarında
uygulanmaya başlanmıştır.
Modüller teknolojik
gelişmelere paralel olarak, amaçlanan yeterliği
kazandırmak koşulu ile eğitim
öğretim sırasında geliştirilebilir ve yapılması
önerilen değişiklikler
Bakanlıkta ilgili birime bildirilir.
Örgün ve yaygın eğitim kurumları, işletmeler ve kendi
kendine mesleki yeterlik
kazanmak isteyen bireyler modüllere internet üzerinden
ulaşılabilirler.
Basılmış modüller, eğitim kurumlarında öğrencilere
ücretsiz olarak dağıtılır.
Modüller hiçbir şekilde ticari amaçla kullanılamaz ve
ücret karşılığında
satılamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Kuralları
1. Saygı çerçevesinde yapılan yorumlar, kendinizi ifade etmenin en iyi yoludur. Yorumlarınızın hakaret, küfür, tehdit, taciz, aşağılama, diğer kullanıcıların kişisel bilgilerinin ifşası, telefon numarası, e-posta adresi ve kurum ismi içermediğinden emin olun. İfade özgürlüğünü destekliyoruz ancak; kişi veya grupların dinini, dilini, cinsiyetini, ırkını, etnik grubunu, milliyetini aşağılayıcı yorumlara ve genel ahlak ilkelerine aykırı unsurlara kesin olarak izin vermiyoruz. Bu tür içeriğe sahip yorumlarınızın moderatör onayından geçmeyeceğini veya başka kullanıcılar tarafından sakıncalı olarak bize bildirilebileceğini ayrıca talep halinde ilgili mercilere tarafımızca bilgi verileceğini lütfen unutmayın. Üyelerimiz, yaptıkları yorumlardan kendileri sorumludur. Yukarıda belirtilen içeriğe sahip yorumlardan ve bu tarz davranışlarda bulunanlara yöneltilen cezai yaptırımlardan ''sanat-sanatkar.blogspot.com '' sorumlu tutulmaz.
2. Yaptığınız yorumun, yazıyla ilgili olmasına özen gösterin. Yorum yaptığınız yazının ana temasıyla doğrudan ilişkili olmayan yorumlar göndermeyin. Zorunlu olmadıkça büyük harf kullanmayın. Bu durum, diğer ziyaretçiler tarafından ‘bağırarak konuştuğunuz’ şeklinde algılanır. Sözlerinizi vurgulama amacıyla da olsa, harf ya da noktalama işareti tekrarı yapmamaya çalışın. İnternet sohbet odalarında kullanılan kısaltmaları kullanmayın.Hiçbir harf yerine benzer görünen başka bir karakter yazmayınız.
3. Yorumların varlık sebebi, konuyla ilgili fikir alışverişinden başka hiçbir şey değildir. Gerek yazıyı kaleme alan yazarla, gerekse yorum yazan diğer kişilerle fikirlerinizi paylaşabilir ve bu şekilde yazıda gördüğünüz doğruları genişletebilir, yanlışları eleştirebilirsiniz.
Lütfen bu kurallara uymaya ve hepimizin bir gün güvenli sınırlara gereksinim duyabileceğini anlamaya çalışalım. Kurallara uymamak, önce uyarı almanıza, yinelenen uyarılar da kullanıcı hesabınızın kapatılmasına neden olacaktır. Hesabınız kapatıldığında başka bir kullanıcı adıyla giriş yapmanız da engellenecektir.
Yaptığınız yorumlar içinde link barındıranlar spam kabul edilecek ve silinecektir.
Yorum kutusunda Link verilebilmesi için konulmuş olan link html etiketi konu ile ilgili link oluşturma amaçlıdır.
Reklam amaçlı başka sitelere link veren yorumlar silinecektir.
Katkılarınız ve duyarlılığınız için teşekkür ederiz.
sanat-sanatkar.blogspot.com