2 Aralık 2011 Cuma

Türk Süsleme Sanatları
AHŞAP YONTMA

AHŞAP YONTMA



Uzak geçmişimizin sanat ve kültür eserleri arasında yer alan ağaç işçiliğinin geleneksel sanatlarımız arasında önemi büyüktür. İslamiyet öncesi Orta Asya Türk toplumlarında ağaç kutsal kutsal Kabul edilmiştir. Sanat yapıtlarında oldukça sık kullanılan ağaç işlemeciliği,
özellikle at eğeri, koşum takımları, sandıklar ve gündelik eşyalarda, hatta kurganlarda sürekli rastlanan eserler ortaya koymuştur.

İslam öncesi Orta Asya Türk boylarında, göçebe düzende en kolay bulunabilen ve işlenebilen malzeme olması nedeniyle ağaç oymacılığı oldukça gelişmiştir. Göçebe arabalarının üretildiği malzeme olarak da, günlük yaşamda sıkça üzerinde çalışılan bir malzemedir ahşap. Dinsel nitelikli heykelciklerden, arabalarda dekoratif unsurlar olarak kullanılan pano ve işlemelere kadar, ahşap hayatın her alanında bir sanat malzemesidir.

Zamanın tahribine karşı fazla dayanıklı bir madde olmayan ahşap sanat eserlerinden, o dönemlerden günümüze pek örnek kalmamıştır. Ancak, Anadolu sanatında özellikle Selçuklular döneminde yapılan eserlerden, ağaç işlemeciliği hakkında daha sağlıklı bilgiler edinebiliyoruz.

Selçuklu, Beylikler dönemi ağaç eserleri daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari unsurlardır. Yerleşik düzenin doğal sonucu olan mimari süsleme unsurları da, ahşabın sıkça rastlandığı yerlerdir. Gerçekten çok üstün işçilik gösteren bu dönem eserlerine karşılık, Osmanlı Dönemi ahşap işçiliğinde sadelik hakim olmuş, çeşitli teknikler daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, rahle, Kuran muhafazası gibi kullanım eşyası, pencere, dolap kapağı, kiriş, konsol, sütun başlığı, tavan, mihrap, minber, sanduka gibi mimari öğelerde uygulanmıştır.

Büyük Selçuklu döneminde büyük gelişme sergileyen ağaç oymacılığı, ilerleyen dönemlerde Kündekari gibi bir geometri bilgisi gerektiren sanat dalının ortaya çıkmasına kadar ilerlemiştir. Kündekari kapı, minber gibi mimari unsurlar, uzun süre dayanabilmeleri ve yüksek sanatsal nitelikleriyle devlet eliyle desteklenir olmuştur. Parçalar arasında herhangi bir bağlantı elemanının kullanılmadığı kündekari, örneğin bir kapıyı oluşturan tüm parçaları ayrı ayrı birbirine geçecek şekilde tasarlanıp üretilmesi esasına dayanır. Bu parçalar daha sonra işin niteliğine göre yerinde veya atölyede bir araya getirilerek eser tamamlanır. Bu şekilde yapılan bir eser, normalde ahşabın maruz kalarak çatlayıp, yıprandığı dış etkenlere karşı daha dayanıklı ve esnek olur.

15. Yüzyılda yapılan Bursa Ulu Camii minberi, bu tür bir çalışmadır. O dönemde Osmanlı toprağında bu tür işleri yapacak ustalar olmadığını, bu sebeple Tebriz’den bir sanatkar grubunun, Bursa yöresinden sanatkarlarla yer değiştirildiğini tarihi kaynaklardan öğreniyoruz. Bu minberin de Tebrizli ustalarca yapıldığı bilinmektedir. Hatta minber üzerinde yer alan motiflerin güneş sistemini ve yıldızları aksettirdiği de bazı araştırmacılar tarafından iddia edilmektedir.
Özellikle pano gibi dekoratif özellikleri öne çıkan çalışmalar, günümüzde rağbet görmektedir. Özel motiflerle bezeli paravanlardan, monoblok ahşap yontu devlet armaları ve padişah tuğralarına kadar ahşap yontu örneklerine sıkça rastlanır.
Ağaç işçiliğinde en çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz, gül ağacı kullanılmakta, kakma, boyama, kündekari, kabartma - oyma, kafes gibi teknikler uygulanmaktadır.









Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/satirlarla-turkiye/9828-turk-susleme-sanatlari-ahsap-islemeciligi.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Kuralları

1. Saygı çerçevesinde yapılan yorumlar, kendinizi ifade etmenin en iyi yoludur. Yorumlarınızın hakaret, küfür, tehdit, taciz, aşağılama, diğer kullanıcıların kişisel bilgilerinin ifşası, telefon numarası, e-posta adresi ve kurum ismi içermediğinden emin olun. İfade özgürlüğünü destekliyoruz ancak; kişi veya grupların dinini, dilini, cinsiyetini, ırkını, etnik grubunu, milliyetini aşağılayıcı yorumlara ve genel ahlak ilkelerine aykırı unsurlara kesin olarak izin vermiyoruz. Bu tür içeriğe sahip yorumlarınızın moderatör onayından geçmeyeceğini veya başka kullanıcılar tarafından sakıncalı olarak bize bildirilebileceğini ayrıca talep halinde ilgili mercilere tarafımızca bilgi verileceğini lütfen unutmayın. Üyelerimiz, yaptıkları yorumlardan kendileri sorumludur. Yukarıda belirtilen içeriğe sahip yorumlardan ve bu tarz davranışlarda bulunanlara yöneltilen cezai yaptırımlardan ''sanat-sanatkar.blogspot.com '' sorumlu tutulmaz.

2. Yaptığınız yorumun, yazıyla ilgili olmasına özen gösterin. Yorum yaptığınız yazının ana temasıyla doğrudan ilişkili olmayan yorumlar göndermeyin. Zorunlu olmadıkça büyük harf kullanmayın. Bu durum, diğer ziyaretçiler tarafından ‘bağırarak konuştuğunuz’ şeklinde algılanır. Sözlerinizi vurgulama amacıyla da olsa, harf ya da noktalama işareti tekrarı yapmamaya çalışın. İnternet sohbet odalarında kullanılan kısaltmaları kullanmayın.Hiçbir harf yerine benzer görünen başka bir karakter yazmayınız.

3. Yorumların varlık sebebi, konuyla ilgili fikir alışverişinden başka hiçbir şey değildir. Gerek yazıyı kaleme alan yazarla, gerekse yorum yazan diğer kişilerle fikirlerinizi paylaşabilir ve bu şekilde yazıda gördüğünüz doğruları genişletebilir, yanlışları eleştirebilirsiniz.

Lütfen bu kurallara uymaya ve hepimizin bir gün güvenli sınırlara gereksinim duyabileceğini anlamaya çalışalım. Kurallara uymamak, önce uyarı almanıza, yinelenen uyarılar da kullanıcı hesabınızın kapatılmasına neden olacaktır. Hesabınız kapatıldığında başka bir kullanıcı adıyla giriş yapmanız da engellenecektir.

Yaptığınız yorumlar içinde link barındıranlar spam kabul edilecek ve silinecektir.

Yorum kutusunda Link verilebilmesi için konulmuş olan link html etiketi konu ile ilgili link oluşturma amaçlıdır.
Reklam amaçlı başka sitelere link veren yorumlar silinecektir.

Katkılarınız ve duyarlılığınız için teşekkür ederiz.

sanat-sanatkar.blogspot.com